Oğuz Gökmen kimdir ?

Gulus

New member
Oğuz Gökmen Kimdir? Bir İsmin Ardındaki Uzun Yolculuk

Geçenlerde eski kitapların arasında dolaşırken, kapağı biraz yıpranmış bir kitaba rastladım. Sayfalarını çevirdikçe yalnızca bir diplomatın anılarını değil, Türkiye'nin yakın tarihinin de başka bir yüzünü görmeye başladım. Kitabın adı “Bir Zamanlar Hariciye”, yazarı ise Oğuz Gökmen'di.

İlk bakışta sıradan bir diplomat biyografisi gibi duruyor. Fakat biraz ilerleyince insanın aklına başka bir soru geliyor:

Bir insan, 40 yılı aşan diplomasi hayatında kaç ülke görür, kaç kriz yaşar, kaç farklı siyasi döneme tanıklık eder ve bütün bunları yıllar sonra nasıl anlatır?

İşte Oğuz Gökmen'in hikâyesini ilginç kılan nokta tam olarak burada başlıyor.

Çünkü Gökmen yalnızca büyükelçilik yapmış bir devlet görevlisi değildi. Aynı zamanda ekonomi, dış politika, Avrupa ilişkileri, Türk işçileri, tarih ve diplomasi üzerine yazan bir isimdi. 4 Mayıs 1916'da Manisa'da doğdu, 2007'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Galatasaray Lisesi'nin ardından Mülkiye'de eğitim gördü ve Fransa'da Sorbonne'da öğrenimini sürdürdü. 1940 yılında Hariciye'ye, yani dönemin Dışişleri Bakanlığı'na girdi.

Ama gelin bunu kuru bir özgeçmiş olarak anlatmayalım.

Bir akşamüstü, hayali bir çalışma odasında olduğumuzu düşünelim. Masanın üzerinde sararmış diplomatik belgeler, kenarda Avrupa haritası ve açık duran eski bir not defteri var. Pencerenin dışından İstanbul'un sesi geliyor.

Masadaki dosyanın üzerinde tek bir isim yazıyor:

Oğuz Gökmen.

Bir Cumhuriyet Çocuğunun Yetiştiği Dönem

Gökmen'in doğduğu 1916 yılına baktığımızda, Türkiye Cumhuriyeti henüz kurulmuş değildi. Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'nın içindeydi. Dolayısıyla Gökmen'in çocukluğu ve gençliği, bir imparatorluğun çözülüşü ile yeni bir devletin kuruluşunun aynı tarihsel kuşakta yaşandığı döneme denk geldi.

1936'da Galatasaray Lisesi'nden mezun olduğunda Türkiye Cumhuriyeti henüz on üç yaşındaydı. Ardından Mülkiye'ye gitti. 1940'ta Dışişleri'ne katıldığında dünya İkinci Dünya Savaşı'nın içindeydi.

Burada durup düşünmek gerekiyor.

Bugün bir üniversite öğrencisinin uluslararası ilişkiler okumasıyla, 1940 yılında diplomasi mesleğine giren bir gencin dünyaya bakışı aynı olabilir mi?

Muhtemelen hayır.

O dönemde Avrupa yalnızca siyasi bir merkez değil, savaşın şekillendirdiği devasa bir güç alanıydı. Türkiye ise savaşın dışında kalmaya çalışırken diplomatik dengeyi korumak zorundaydı.

Gökmen'in kariyerinin önemli bir bölümünün ekonomi alanında şekillenmesi de bu açıdan dikkat çekici. Merkez teşkilatında ekonomik ve sosyal işlerle ilgili görevlerde bulundu, uzun süre Ekonomik ve Sosyal İşler Genel Müdürlüğü yaptı ve çeşitli uluslararası ekonomik anlaşmaların müzakerelerinde görev aldı.

Yani onun diplomasi anlayışını yalnızca büyükelçiliklerde çekilmiş resmi fotoğraflardan okumak eksik olur.

Çünkü diplomasi bazen kürsüde yapılan konuşmadan çok, bir ülkenin ekonomik çıkarını başka bir ülkenin çıkarıyla aynı masada buluşturabilme sanatıdır.

Paris'ten Buenos Aires'e Uzanan Bir Harita

Gökmen'in dış görevleri 1944'te Paris Büyükelçiliği'nde ikinci kâtiplik ve ardından başkâtiplikle başladı. Daha sonra Buenos Aires'te maslahatgüzar, Sofya'da müsteşar olarak görev yaptı. Ardından Arjantin, Uruguay, Paraguay ve Bolivya'da büyükelçilik görevlerinde bulundu.

Burada hikâyeye iki hayali karakter ekleyelim.

Mehmet, Gökmen'in genç meslektaşı olsun. Daha çok rakamlara, takvimlere ve yapılacaklar listesine bakan bir diplomat.

Leyla ise aynı masada çalışan, insanların söyledikleri kadar söylemediklerini de önemseyen bir meslektaş.

Bir kriz çıktığında Mehmet hemen dosyayı açıyor:

“Öncelikle üç seçenek hazırlayalım. Birinci seçenek ekonomik, ikinci seçenek siyasi, üçüncü seçenek ise bekleme stratejisi.”

Leyla ise başka bir soru soruyor:

“Peki karşı taraf neden böyle davranıyor? Söyledikleri gerçekten talepleri mi, yoksa içeride başka bir baskıyla mı hareket ediyorlar?”

İkisi de farklı düşünüyor.

Ama mesele hangisinin haklı olduğu değil.

İyi diplomasi zaten çoğu zaman bu iki yaklaşımın birleştiği yerde ortaya çıkıyor.

Erkek karakter Mehmet'in çözüm üretmeye, seçenekleri sıralamaya ve strateji kurmaya odaklanması; kadın karakter Leyla'nın ilişkilerin arka planını, insanların duygularını ve karşılıklı güveni önemsemesi onların cinsiyetlerinden kaynaklanan değişmez özellikler olarak değil, kişilikleri ve mesleki deneyimleri olarak düşünülmeli. Gerçek hayatta kadınlar da son derece stratejik olabilir, erkekler de güçlü bir empati geliştirebilir.

Bu ayrım önemli.

Çünkü Gökmen'in meslek hayatı bize diplomasinin yalnızca “doğru hamleyi” bulmak olmadığını gösteriyor. Doğru hamlenin, karşıdaki insanı ve onun bulunduğu toplumsal ortamı anlamadan eksik kalabileceğini hatırlatıyor.

27 Mayıs Sonrası: Diplomasinin Siyasetten Ayrı Olmadığını Görmek

Gökmen'in hayatındaki önemli kırılmalardan biri 1960 askeri darbesinin ardından yaşandı.

27 Mayıs 1960'ta Demokrat Parti iktidarı sona erdi. Dışişleri bürokrasisi de bu siyasi değişimden etkilendi. Gökmen, Hasan Esat Işık ve Semih Günver ile birlikte görevlerinden uzaklaştırılan isimler arasında yer aldı. Daha sonra yapılan incelemeler sonucunda haklarındaki suçlamalardan aklandılar ve yeniden görevlendirildiler.

Bu olay, bir diplomatın kariyerinin yalnızca mesleki başarılarla ilerlemediğini gösteren çarpıcı bir örnek.

Devlet kurumları siyasi değişimlerden bağımsız değil.

Bazen bir diplomatın yıllarca oluşturduğu mesleki birikim, tek bir siyasi kırılmanın ardından sorgulanabiliyor.

Ve belki de bu yüzden Gökmen'in anıları yalnızca “nerede büyükelçilik yaptı?” sorusuna cevap vermiyor. Aynı zamanda Cumhuriyet döneminde devlet kurumlarının, siyasi iktidarların ve bürokratik kadroların nasıl birbirini etkilediğine dair bir pencere açıyor.

1962'de Arjantin'e büyükelçi olarak atanması, kariyerinin yeniden uluslararası sahaya dönmesi anlamına geliyordu. Dışişleri Bakanlığı'nın Buenos Aires tarihçesinde de Gökmen'in 1962-1964 yılları arasında Arjantin Büyükelçisi olarak görev yaptığı görülüyor.

Brüksel'de Yeni Bir Avrupa Hikâyesi

Oğuz Gökmen'in kariyerindeki en dikkat çekici duraklardan biri ise Brüksel'di.

Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğu nezdindeki Daimi Temsilciliğinde büyükelçi olarak görev yaptı. Dışişleri Bakanlığı'nın resmi kayıtlarına göre görev dönemi 13 Ocak 1964 ile 30 Kasım 1966 arasındaydı.
 
Üst